Eksikler, boşluklar, eylemler…(tükeneceğiz)

''Etrafımızı sarıverecek

Bir boşluk ki asla bitmeyecek

Her şey bir anda anlamsız gelecek

İşte biz o gün tükeneceğiz''


   Sezen Aksu'nun çok sevdiğim bir parçası  - Tükeneceğiz- .  Özellikle de bu kısmını okuyup ne demek istediğinin ne anlatmaya çalıştığının üzerine biraz kafa yorunca bana da bu yazıyı yazmaktan başka çare bırakmadı. Herkesin çıkardığı farklı anlamlar olacaktır muhakkak ama bunlar beni pek ilgilendirmiyor. Çünkü tükenmek üzereyim. 

   Sizde de oldu mu oluyor mu ya da olacak mı bilmiyorum ama bu aralar özellikle de son bir iki aydır hayatımın her detayı hakkında çok fazla düşünüyorum hatta maruz kalıyorum. Düşüncelerin sonucunda da olumlu ya da olumsuz çıkarımlar yapmaya da başladım ki sormayın. Olumlu olduğunda sıkıntı yok ama olumsuz olduğu takdirde  biraz(!) bocalıyorum. Sonra sırasıyla sorguluyor en sonunda da kabulleniyorum. Çaresizlik duygusunun tüm kılcal damarlarıma kadar hissettiğim bedenimi tümüyle esir aldığı anlar yaşadığım zamanları yaşadım ara ara da yaşamaya devam ediyorum. Ama bildiğim bir şey var ki insanın kendisi ile alakalı her şeyi değiştirmek kötüyü iyi yapmak olumsuzu olumluya çevirmek istisnalar olsa da mümkündür. Bunun için gereken kişinin kendisine uygun bir eylem planı yapıp uygulamaya çalışmasıdır. Yazımızın temel konusunu da zaten bu eylemler ve ara karar niteliğindeki sonuçları oluşturuyor. 


    Eksikler, boşluklar, eylemler…


   Hayatımın her detayını düşünüyorum demiştim. Bazen düşündükçe gamsız olmak en azından gamsız konforuna sahip olmak istiyorum. Bir şeyi sıkıntı etmedikten sonra o şey sıkıntı olmuyor ve ben sırf bu yüzden gamsızları kıskandığım anlar yaşıyorum. Çünkü eksiklerimi tamamlamak adına çalıştıkça daha çok eksik olduğumu fark ediyorum. Sırayla tamamlamaya çalışıyorum ben çalıştıkça çoğalıyor çoğaldıkça daha çok uğraşıyorum ve böyle gidiyor. Her şeyi tamamlamak mümkün de değil istisnalar var demiştim. Değişmesi elimde olmayan bir şeyi ben nasıl değiştireceğim? Galiba bu noktada kişi fark etmeksizin gamsız olmak; bazen vazgeçmek, gitmek gerekiyor yeniden ve daha güzel başlamak için. 

   Peki ya boşluklar ne olacak? Burada durun ve ne olduğu fark etmeksizin hayatınızdaki bir boşluğu düşünün. Doldurulması mümkün mü, öyleyse nasıl mümkün? Boşluk bu eksiğe de benzemez ki. Her şey bir anda anlamsız gelecek, işte biz o gün tükeneceğiz. Bunu Sezen’e söyleten asla dolduramayacağı boşluk değil mi? . Kişi kendi eksiğini kendisi tamamlayabilir çoğu zaman. Peki boşluk, işte onu doldurmak için insanlık olarak başkalarına muhtaç olduğumuz kanaatindeyim. Bu kanaate varmama sebep olan yaşanmışlıklarım ziyadesiyle mevcut ama yaşantım hakkındaki ayrıntılar bir çoğunuzun ilgi alanının dışında olacağı için paylaşmam yersiz olacağından susuyorum. 

   Demem o ki boşluğu doldurmaya çalışmayın hele de ikame şeylerle. Bırakın boş kalsın. Boşluk orda dursun ama o boşluğun olduğunu unutun ki her şey bir anda anlamsız gelmesin, unutun ki devam edebilesiniz. Siz eksiklerinize yoğunlaşın eyleme başlayın ve tamamlayın. Çünkü hepimiz eksiğiz. 

   

“Bize düştü eksik hayatlar

     Ki farklıydık sözde, yalan.”


Kalın sağlıcakla…

   

  

Yorumlar

  1. Bu güzel yazıya Özdemir Asaf'tan bir alıntı yaparak ekleme yapmak istiyorum. İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.- Sevdiğin bir dost.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar