Sevmeye Dair
Sevmek karşılıklı olduğunda ayakları yer küreden uzaklaştıran bana göre bu dünyada birinin yaşayabileceği en güzel duygudur net. Ama karşılıklı olduğunu zannedip öyle olmadığını öğrenmek ya da en başından beri karşılıklı olmadığını bilerek sevmek varya onun tarifi bile yok. Bu duruma düşen birinin cehennemi yaşaması için ölmesine de gerek yok. Cehennem ayağınıza kadar geldi bu çağda. Yüreği yeten varsa buyursun sevsin. Uyarımı baştan yapayım da kimse unutmasın dikkatli olsun.
Ders bir: Sevmenin bedeli çok ağır, evde denemeyin.
Sevmenin sayısız şekli ve izahı var. Galiba bu girişten sonra ne tür bir sevmeden bahsediyorum anlamışsınızdır. Herkesin büyük küçük deneyiminin olduğu bazen hızlı bazen yavaş yavaş ama çoğu zaman bir tarafın karşı tarafın sevgisini kaldıramadığı, ne boyutta olduğunu kavrayamadığı, sevilmenin verdiği şımarıklıkla bunu hor kullanıp bu sevginin değerini tam olarak idrak edemeden herkesten bulabileceğini düşündüğü ama ölene kadar bir şanslıysa iki defa başına gelebilecek bir durumdur sevme sevilme durumu.
Belli bir tanımı da yok ki yazalım. Herkesin tanımı gözünü kapatınca aklına gelen kimse ona göre şekilleniyor. Çünkü gözler kapanınca yanında biri olsa bile yalnızsın ve karanlıktasın. O an zihnini aydınlatacak ışığa ihtiyacın var. İşte bu sevilenden başkası değil. Kötü niyetli insanlar da bu düşünmeleri akla gelmeleri takıntı olarak yorumlayıp insanı kendisinden şüphe edecek hale de getiriyorlar. Halbuki tadına varsalardı bu hazzın kötü niyetli olurlar mıydı? Onların böyle olmasının sebebi de sevgisizlik değil mi zaten. Onlarında bir seveni olsaydı sarıp sarmalasaydı kötülükle işleri olur muydu? Biri ya bu sebepten kötü olur ya da hiçbir iyiliğin, sevmenin cezasız kalmayacağını bedelini üzülerek ödemek zorunda kalacaklarını bildikleri için. Ne kadar acı.
Ders iki: Ölçülü olun ama severken değil gösterirken. Sevmeyi sınırlamak zaten yapabileceğiniz bir şey değil. O olur siz yalnızca seyredersiniz. Kendini kaptırmış iyice denilen olmamak için sevgiyi gösterirken biraz daha dikkatli olmakta fayda var. Ölçülü olunması gereken yer de tam olarak burası. Çünkü insan sahip olduğunun nankörüdür. Bende öyleyim kendimden biliyorum . Mesela yıllardır İstanbul’da yaşıyorum hala gitmediğim gezmediğim bir sürü yer var. Bir haftalık tatile gelen biri benden çok yer gezmiştir. Neden böyle çünkü ben istediğim zaman gezerim zaten buradayım diye düşünerek sürekli erteliyorum bir çok şeyi. Ama bir hafta için gelen öyle mi? Onun zamanı kısıtlı ve onun İstanbuldaki zamanı benim istanbuldaki zamanımdan daha kıymetli ve İstanbula hak ettiği gibi davranıyor.
Ders üç: Severken kimseyi kendinizin önünde görmek suretiyle hayatınızın merkezine koymayın. Çünkü o gelmeden önce öyle bir boşluk olmaz çoğu zaman. O gelir boşluğu kendisi oluşturur ve oraya yerleşir. Gittiği vakit o boşluğu dolduramazsınız kolay kolay, yapmayın. Gitmez de demeyin. Siz onu eviniz gibi görürken o ailem gibi göremiyorum der ve öyle bir bırakıp gider ki ateşinde yanar tozunda boğulur yokluğunda yok olursunuz.
Ders dört: Sevmekle aşkın bağlantılı ama farklı şeyler olduğunun farkına varın. Sevmeyi aşk, aşkı sevmek zannetmeyin. Çünkü aşk kısa vadede daha tehlikelidir. Sarmaşıkla aynı kökten gelir ve insanı kendisinden eser bırakmayana dek sarar. Geriye sadece aşk kalır ve insan o aşkın içinde her şeyiyle kaybolur. Ama sevmek öyle değil. Sevmek insanı büyütür olgunlaştırır geliştirir. Tabi bu yönde eğilim göstermeniz gerek sevmenin size yaraması için. Yoksa aşktan farkı kalmaz kendinizi bitirirsiniz. Yarattığı tahribat aşka da benzemez. Aşk saman alevine benzer biraz. Yanar tüter ve sonunda biter. Ama sevmek sevenin içine işler iz bırakır ve ölene kadar yakanızı bırakmaz. Nereye giderseniz gidin sizinle gelir. Yalnızca unuttum zannedersiniz, silemezsiniz. Her şey yolunda unuttum bitti gitti dersiniz bir an olur bir şarkının nakaratı çalar bir söz okursunuz biri bir şey der ve bir bakmışsınız hala orda bıraktığınız gibi dipdiri duruyor. O yüzden dikkatli olun, pişman olmayın! Bakın şair “sevmekte yorulur” demiş ama biter diyememiş. Bundan dolayı duygularınızı doğru tanımlamak hayati önem arz ediyor hata yapmayın.
Sevmekle ilgili ne ders biter ne dert. Anlatmaya da anlamaya da ömür yetmez. Uzun lafın kısası diyerek yazıyı burada bitirelim dostlarım. Sevmenin şakası olmadığı bilincinde olun. Sevecekseniz ciddiyetle sevin. Sevseniz de sevmeseniz de belli edin. Ne üzün ne üzülün. Eğer bir sevgiye sahipseniz ona sahip çıkın ve sımsıkı sarılın. Çünkü sevgi cepten değil ömürden götürür. Haydi kalın sağlıcakla.
Yorumlar
Yorum Gönder